info@evergreenturkey.com
Ofis,Rezervasyon,Bilgi İçin: +90 0252 6166707
default-logo

Fethiye at safari fiyatları

At safari turu ile ilgili rehberimiz eşliginde hazıRladıgımız videomuzu izleyiniz !
Ölüdeniz ile ilgili diger makaleler için yine web adresimizi ziyaret ediniz !
 http://evergreenseyahatacentasi.com/turizm-information/

At Safari

Ölüdeniz

Akdeniz’den beklediğimiz maviliğin çok daha fazlasını bulacaksınız. Akdeniz’in huzur veren doğasında bizimle mavi yolculuğa çıkmaya ne dersiniz.

Ölüdeniz, “Cennetin Kapısı” Ölüdeniz, “Özgürlükler Plajı.

O eşsiz güzelligi ve durgun suyuyla Ölüdeniz ve hemen yanı başındaki Belceğiz Plajı, sizi doganın gerçek yeşiliyle buluşturuyor. Dünya turizminin gözdesi Ölüdeniz Kumburnu Milli Parkı ve Belceğiz Plajı, Fethiye ilçe merkezine 15 km uzaklıkta ve zengin florası, yamaç paraşütü için elverişli konumu ile bir “dünya mirası” olmayı hak eden Babadağı’nın eteklerinde yer alıyor. Belceğiz Plajı, denizden, kumdan ve güneşten yararlanırken bir yandan da her türlü su sporunu yapabileceğiniz olanaklar sunuyor

 

Kayaköy

Kaya Köyü, antik Karmylassos’tan günümüze uzanan, farklı kültürlerin birbiri ile kaynaştığı, konup göçtüğü yaşayan bir tarihi mekan olarak önem taşıyor. Tepenin Yamacı ardı sıra yapılaşmış birbirinin ışığını görüntüsünü kesmeden sıralanmış tipik Akdeniz mimarisi örneği taş evler, kiliseler, okullar, şapeller, iş atölyeleri, sarnıçlar ve diğer yapılar, birbirine açılan dar sokaklar, simetrik bir mimari görünümünde.Türk,Yunan Hükümetleri arasında imzalanan Lozan Antlaşması gereği yapılan nüfus değişimi sonucunda, Kaya Köyünde yaşayan Rum halkı ile, Batı Trakya’da yaşayan Türk Halkı karşılıklı olarak yer değiştirmiştir.Türk göçmenlerin buradaki yaşam biçimini benimseyememeleri yüzünden köy, terk edilmiş tarihi yapı olarak bu güne kadar ayakta kalmıştır. Yakın bir gelecekte restorasyon çalışmalarının tamamlanmasıyla, dünyaya örnek olacak bir dostluk, barış, bilim, kültür, sanat köyü idealinin gerçekleşmesi için kamu ve sivil girişimlerin çalışmaları sürdürülüyor. Kaya Köyü’nün kök boyası tekniğiyle elde edilmiş, özgün renklerle yapılan Kaya Halıları ünlüdür. Ayrıca; incir, nohut, kavun, nar gibi ürünleri çok özeldir. Konaklama tesisleri, lokantalar, şarap evleri ve Kaya Sanat Kampı hizmet vermekte olup 500 yıllık bir tarihten nefes almak için mutlaka ziyaret etmelisiniz. Çok yakınındaki Gemiler Koyu ve Afkule Manastırı da önemli bir tarihi miras olarak Kaya’yı farklı kılmaktadır. Ayrıca sağlıklı yaşam olanağı sunan iklimi de farklı bir ayrıcalığıdır.

 

Paspatur

Ahşap cumbalı evleri ile Fethiye’nin en eski yerleşim noktalarından biri olan Paspatur, alışveriş olanakları, barları ve restoranları ile 1 gününüzü mutlaka ayırmanız gereken, güzel vakit geçirebileceginiz yerlerin başında gelmektedir. Fethiye’ye gelip de Paspatur’un suyundan içenlerin, bir daha Fethiye’den ayrılamayacaklarına dair ayrılsalarda tekrar terkrar ziyarete geleceklerine dair meşhur bir söylenti de vardır.
Plajlar

Bembeyaz kumu ile Ölüdeniz ve Kıdrak plajları, yuvarlak çakılı ve berrak suyu ile Belceğiz Burnu, günboyu rüzgarlı havası ile rüzgar sörfü yapmanıza olanak tanıyan ve sizi terletmeden bronzlaştıran Çalış Plajı, doga ile denizin buluştuğu, mangal ve piknik olanağı da olan Kuleli koyu, Büyük Samanlık ve Küçük Samanlık koyları gün içerisinde size farklı ve güzel anlar yaşatabilecek mekanlar
Yakaköyü
Doğal güzelliklerin ve tarihi zenginliği bir arada olduğu Yaka Köyü, Tlos Antik kenti ve asırlık çınar ağaçları arasında akan buz gibi suların üstüne kurulmuş köşkleriyle meşhur restoranları ile Saklıkent turlarının en sevilen duraklarından birisi.

 

12 Adalar

Şovalye Adası

fethiye Limanının kuzeyinde yer alan adalar, limana girişleri denetim altında tutabilecek konumu ile çok eski dönemlerden beri uygarlıklar için hep stratejik bir öneme sahip olmuştur. 15. yüzyılda Rodos Şövalyeleri’nin adada yaptırdıkları kale ile kenti uzun süre denetimlerinde tuttukları bilinmektedir. Geç Roma döneminde de kullanıldığı buluntulardan anlaşılan adada bugün bu kalenin surlarının, evlerinin, eski sarnıçların ve çeşitli mozaiklerin kalıntılarını görebilirsiniz. Günümüzde bir sayfiye ve günübirlik konaklama alanı olarak kullanılan Şövalye adasında bir otel, iki apart otel, bir restoran, plajlar ve piknik alanları bulunmaktadır. Fethiye’ye 1,5 mil uzaklıktaki adaya yaz aylarında 10-19 saatleri arası düzenli deniz dolmuş seferleri yapılmaktadır. En sıcak yaz günlerinde bile Akdeniz melteminin serinlettiği Şövalye Adası Fethiye’nin vazgeçilmez yerlerinden birisidir.
Kızıl Ada

Gün batımında, güneş vurduğunda taş ve toprağın rengi kızıla döner ve kıpkırmızı bir renk kaplar adayı. Kızıl ada ismini bu renk oluşumundan almıştır belki de, bilinmez.  Adanın güney ucunda deniz trafiğine yön veren bir deniz feneri, bir deniz ürünleri restoranı ve bekçisinin evi dışında hiç bir yapı yoktur. Kuzey batısındaki irili ufaklı kayalıklar (Deliktaş Adaları) dalış ve balık meraklıları için çok elverişlidir. Kızıl Adanın dalgalara kapalı doğu kıyısında yüzmeye ve demirlemeye elverişli geniş kumsalı gerek mavi yolcuların gerek günlük tur teknelerinin uğradıkları bir koydur.

 

Katrancı Adası
İlçenin en önemli kamping alanlarından olan Katrancı koyunun tam karşısında bulunan ada adını buradan almıştır. Teknelerin yanaşmasına pek uygun olmayan adanın çevresi daha çok balık tutkunları için vazgeçilmezdir.

 

Göcek Adası

Yatçıların vazgeçilmez uğrak yeri olan şirin tatil beldemiz Göcek’in karşısında yer alan Göcek Adası çevresinde teknelerin yanaşabileceği bir çok koy bulunmaktadır. Çam ağaçları ile kaplı bu şirin ada; yüzmek ve demirlemek için sakin bir yer arayanlara pek çok seçenek sunmaktadır.

 

Yassıcalar
İrili ufaklı 5 adacıktan oluşan yassıca adaları günübirlik tur teknelerinin en uzun süre kaldıkları yerdir. Güney – Kuzey yönünde uzanan ana adanın kuzey ucu kumsal olup yüzmek için idealdir. Yöre çeşitli su sporlarının yapıldığı bir eğlence merkezidir. Birbirlerinden daracık boğazlarla ayrılan adacıklar arasında dolaşmak, her dönemeçte yeni bir güzellikle karşılaşmak, doyumsuz bir macera gibidir. Hele mehtaplı bir gecede Yassıcalar’da demirlemişseniz kendinizi hayal dünyasında bulabilirsiniz. Yassıca adlarının en güney ucunda bulunan Hacı Halil Adası (zeytinli ada) bölgenin özel mülkiyet olan tek adasıdır. Üzerinde Osmanlı döneminden kaldığı sanılan bir zeytin sıkma tesisi bulunmaktadır.
Tersane Adası

Bölgenin en büyük adası olan Tersane Adası üzerinde erken Roma dönemine kadar uzanan fakat çoğunluğu Akdeniz mimarisi özelliği taşıyan, çok sayıda bina kalıntısı bulunmaktadır. Geçmişte küçük gemilerin yapımı, bakımı ve onarımlarının yapıldığı bir mekan olması daolayısı ile Tersane Adası olarak anılmaktadır. 12 adalar turlarının uğrak yerlerinden olan adada günümüzde hayvancılık ve ziraat ile uğraşan birkaç aile yaşamaktadır. Ayrıca kıyıda hizmet veren küçük ama şirin restaurantıyla, üzerinde balıkçıların Yaz Limanı ve Kış Limanı olarak adlandırdıkları iki ayrı korunaklı koyu ile yatçılar için bölgenin en güvenli yeridir.

 

Domuz Adası

Adını tepelerinde yaşadığı sanılan yaban domuzlarından alan ada, son sahibi nedeniyle, Prens Adası olarak da anılmaktadır. Çevresinde denize kadar uzanan , bir kısmı sular altındaki yıkıntıların da görülebileceği ,teknelerin yanaşmasına elverişli bir limanı olmayan, özel mülk konumundaki bir adadır.

 

Koylar ————————

 

Göbün Koyu

darboğaz’dan Karanlıkiçi’ne girdiğinizde, güneyinizde herkesten gizlenmişçesine saklanan Göbün koyu, çam ve zeytin ağaçlarıyla, kıyısındaki hamam olduğu söylenen antik kalıntısıyla, Mavi yolcuların karşı konulamaz davetler aldığı bir koydur. Yükseklerinde sayısız tondaki yeşilin arasından göz kırpan kral mezarları ve Kaunos kültürü kalıntılarıyla, adalar yöresinin görülesi koylarındandır. Sahildeki lokantada fırında taze balık ve ekmek yemek, sabah tepeden gün doğumunu izlemek, Göbün Koyu’nun olmazsa olmazlarıdır.

 

Hamam Manastır Koyu

Mavi yolculuk teknelerinin vazgeçemediği yerlerin başında denizi ve doğasıyla eşsiz güzellikteki Hamam Koyu gelir. Akdeniz insanı bu… Kendini inandırmış Kleopatra’nın burada denize girdiğine ve koya Kleopatra Koyu deyivermiş. Kleopatra’nın burada denize girdiği tartışılır ancak; gelip görmüş olsaydı, çok beğeneceği tartışılmaz ! Kurtoğlu Burnu’yla anakara arasındaki kıstağın doğu yüzündeki koyda, bir yapının denize çökmüş kalıntıları vardır. Bizans zamanından kalma bir manastır mı, hamam mı bilinmez. Bir söylentiye göre buruna adını veren Kurtoğlu bir korsanmış, burada malikanesi varmış, görünen bu yıkık da bu yapının bir kesimiymiş. Gümüşi renkteki taşlar, duvarlar masmavi suların içine gömülüdür. Çamlar ve çalılarla örtülü koyun çevresinde, birçok belirli belirsiz yapı kalıntısı da görülür. Kıstağı boydan boya kesen büyük bir duvarın bulunduğu Kurşunlu Koyu, yatların gecelemesi için çok elverişlidir. Hamam Koyu yakınındaki Yavansu’dan yarım saatlik bir yürüyüşle ulaşılan tepedeki antik kent Lydae; tarih tutkunları için mutlaka görülmesi gereken bir yerdir.

 

Taşyaka Bedri Rahmi Koyu

Tersane adasının karşısına doğru, Taşyaka koyunda kıyıya yaklaştığınızda, büyük bir kayaya çizilmiş balık resmi selamlar sizi. Bedri Rahmi EYÜBOĞLU’nun, ünlü mavi yolculuklarından birinde yaptığı balık resminin tüm canlılığı ile yaşadığını görmek, sizleri şaşırtmasın. Yöredeki tek içme suyu kaynağı olan koyda demirleyip, yamaçlarındaki Likya kaya mezarlarını görmek, çam ağaçları arasında dolaşmak… Anlatmak yetmez, gezip görmek gerek Taşyaka’yı… Göcek’ten adalara doğru ilk durak Ak Bükü çam ağaçlarıyla kaplı yamaçları, mavinin en kışkırtıcı tonlarını sergileyen suları yanında kumsalının gerisindeki günlük (sığla) ağaçları ile sizlere ayrı bir güzellik sunmaktadır. Güneye doğru devam ederseniz iç içe geçmiş koylarıyla Boynuz Bükü, adalar yöresinin kara ulaşımı olan son koyu Sarsala, Kille, ve saymakla bitiremeyeceğimiz koylarla süslü Kapıdağ yarımadası Mavi yolcuların göz bebeğidir.

 

Oyuktepe Yarımadası

fethiye Limanı’nın batı yönünü çevreleyen bu yarımada üzerinde deniz ve çam ağaçlarının kaynaştığı Aksazlar, Samanlık, Kuleli, Boncuklu gibi birbirinden güzel pek çok koy bulunmaktadır. 7 kilometrelik bir yol ile dolaşılabilen yarımadadaki bu koylar yöre halkının en çok rağbet ettikleri günübirlik mesire yerleridir. Bu yol ayrıca, yürüyüş meraklıları için ideal bir parkur oluşturmaktadır.

 

Turunç Pınarı

Adını turunç ağaçları ve tatlı su pınarından alan bu koy, yatçıların uğrak yeridir. Tüm deniz ürünlerinin, özenle hazırlanarak sunulduğu balıkçı lokantası gurmelerin gözdesidir. Kaya Köyü’nden başlayan yürüyüş yoluyla da ulaşılabilen koy; plajı ve temiz deniziyle de ideal bir günübirlik mesire yeridir.

 

Günlüklü ( Küçük Kargı )

Yöreye özgü, sık sığla (günlük) ağaçlarıyla kaplı, ormaniçi dinlenme yeridir. Benzersiz güzellikleri, plajı ve kampçılık için hazırlanmış alt yapısı ile turistik çeşitliliğimiz içinde farklı bir konumdadır. Muğla-Fethiye Karayolu üzerinde olup, dolmuşlarla da ulaşım sağlanabilmektedir.

 

Katrancı Koyu

Sık çam ağaçlarının denizle kucaklaştığı, irili ufaklı koylarla çevrelenmiş, orman içi günübirlik dinlenme ve çadırlı kamp alanıdır. Tatilcilere her türlü hizmetin sunulduğu, doğası ve kumsalıyla çok rağbet gören, en önemli turistik çekim alanlarımızın başlıcalarındandır.

 

Gemiler Koyu

Kaya Köyünün arkasındaki tepeyi aşarak gelen yo, sizi zeytin ve çam ağaçlarıyla çevrelenmiş bir başka güzelliğe,Gemiler Koyuna ulaştırıyor.Gemiler Koyunun tam karşısındaki kaplı St. Nicholas(Gemiler Adası) na bir tekne ile geçebilir ve Bizans döneminden kalma kalıntıları görebilirsiniz.1990 yılında bir Japon Arkeoloji heyetinin Fethiye müzesi ile birlikte başlattığı kazılarda gün ışığına çıkartılan buluntulardan, adanın erken Hıristiyanlık döneminde önemli bir ziyaret merkezi olduğu ve denizler azizi Nicholas’ın bu adada yaşadığı anlaşılıyor.

Yakaköyü
Doğal güzelliklerin ve tarihi zenginliği bir arada olduğu Yaka Köyü, Tlos Antik kenti ve asırlık çınar ağaçları arasında akan buz gibi suların üstüne kurulmuş köşkleriyle meşhur restoranları ile Saklıkent turlarının en sevilen duraklarından birisi.

About the Author